7 Nisan 2022 Perşembe

Kenyalı paleoantropolog Richard Leakey’nin Ardından

Merhabalar! Sizlerin ilgisine dünyaca ünlü paleoantropolog Richard Leakey'nin vefatının ardından yazdığım anma yazısını buraya ekliyorum. Bilim ve Gelecek dergisinin 214 sayılı Şubat sayısında yayınlanmıştı bu yazı. İyi okumalar!

İnsan evrimi araştırmaları ile Dünya genelinde ün yapmış İngiliz kökenli ancak daha sonra Kenya vatandaşı olan, Nairobi yakınlarındaki Kikuyu aşiretinin misyoneri Leakey[1] ailesinin oğlu Richard Erskine Frere Leakey 2 Ocak 2022 tarihinde, 77 yaşında vefat etti. Richard Leakey insan evrimi çalışmalarının yanısıra hayatına birçok görevi sığdırmış biri; Turkana Havzası Enstitüsü’nün[2] müdürü, Nairobi Ulusal Müzesinin kurucularından biri, Kenya hükümetinde Safina Partisi milletvekilliği ve Kenya Yaban Hayatı Servisi başkanlığı yapmış, iyi bir biyoçeşitlilik korumacısı, fildişi ve gergedan boynuzu kaçakçılarının düşmanı, aynı zamanda bu çalışmalar için para bulmada inanılmaz bir sosyal ve ekonomik ilişkilere sahipti.

1977 yılında Marion Kaplan tarafından çekilmiş bir fotograf. Richard Leakey sağ elinde Australopithecus kafatasını, sol elinde ise Homo habilis kafatasını tutuyor.
Benim Leakey ailesi ile tanışmam Turkiye’de paleoantropoloji lisansı sırasında gerek kendi okumalarım gerekse okulda derslerde sık sık bu ailenin isminin geçmesi ile başladı. Daha sonra 1998 yılında TÜBİTAK yayını olarak çıkan Richard Leakey ve Roger Lewin imzalı Göl İnsanları kitabı Leakey’lerin Afrika’da Rift Vadisinde yaptıkları insan evrimi çalışmaları ile henüz taze bir lisans öğrencisi iken bilincimde yerlerini pekiştirdi. Lisans bittikten sonra Afrika’ya (Etiyopya) paleoantropoloji çalışmalarına katılmak üzere gitmem Leakey ailesi hakkında daha detaylı bilgiler edinmemi sağladı. Ayrıca 2015 yılında Richard Leakey ve eşi Meave Leakey’nin Helsinki’ye geldiğinde onlarla birkaç gün geçirme şansım oldu[3].

Hızlıca hem Richard’ın kendi anlattıkları hem de onun hakkında yazılan çizilenler üzerinden onu biraz tanıyalım. Richard, babası Louis gibi Kenya’da üç oğuldan biri olarak doğar ve Nairobi’de büyür. Richard’ın dedesi Harry ve babaannesi Mary İngiliz misyonerler olarak Kikuyu aşiretinin bölgesine yerleşmişlerdir. Babası Louis 1903 yılında Nairobi yakınlarında misyoner yerleşim olarak seçilen Kabete bölgesinde doğmuş, burda büyümüş, 1922 yılında Cambridge’te akademik eğitim almış ve daha sonra 1926 yılında Kenya’ya insan evrimi araştırmaları yapmak üzere geri dönmüştür. Louis’in Afrika’ya dönüp insan evrimi çalışmalarına başlaması Avrupa’da insanın ilk atasının Avrupalı mı yoksa Afrikalı mı olduğu tartışmalar ile aynı döneme denk gelir. Darwin’in insanın atasının Afrikalı olması gerektiği öngörüsü, 1925 yılında Raymond Dart’ın Güney Afrika’da bulduğu ve insanın atası olarak ileri sürdüğü Australopithecus africanus fosil keşfi insanın Afrika’da evrimleştiğini doğrularken, bunun karşısında İngiltere’de bulunduğu iddia edilen (daha sonra 1950 yılında bir düzenbazlık olduğu anlaşılan) Piltdown insanı ise insanın Avrupa kökenli olduğunu ileri sürmekteydi. Louis bu süreçte Tanzanya’da çok ünlü Olduvai George lokalitelerinde çalışmalarına başlar ve 1940 ile 1960 yılları arası birbiri ardına önemli insan atası keşiflerini bütün Dünya’ya duyururlar. Artık insanın Afrika’da köken aldığı ve evrimleştiği kanıtlanmıştır. Louis’in ikinci eşi Mary bu süreçte ona katılır ve Richard 1944 yılında Mary ile olan ilişkisinden doğar.

Richard, diğer kardeşleri gibi anne ve babasının insan evrimi kazı ve yüzey araştırmalarına henüz çok küçük yaşta katılmaya başlar. Richard’ın ağabeyi Jonathan, Louis Leakey’nin 1960 yılında duyurduğu ve isimlendirdiği Homo habilis türüne ait bazı fosiller bulur. Ancak Jonathan ve diğer kardeş Philip bu işe ilgilerini yitirirler ve başka işler ile uğraşırlar. Richard babasının ve annesinin paleoantropoloji hayatlarını çekici bulmasa da bu iş ile ilgilenir ve kariyerine birçok fosil keşfi sığdırır. Helsinki’de yaptığı konuşmada çocukluğunun çok zor geçtiğini, anne ve babasının yoğun hayatından dolayı bir çocuk olarak gerekli ilgi ve sevgiyi göremediğini, özellikle sürekli arazi ortamlarında yaşamaktan temiz su ve sağlık imkanlarından yoksun büyüdüğünü anlattı. Hatta henüz 5 yaşında iken anne ve babasının fosil kazısı yaptığı bir sırada onlardan kendisine biraz ilgi göstermesini beklerken babasının ona ‘Kapa çeneni Richard! Git kendi fosilini bul ve oyna!’ dediğinden bahsetti. O yaşlarda bir insan atası fosili bulduğunu ancak babasının gelip ‘sen küçüksün, o fosili çıkaramazsın’ deyip fosiline el koyduğunu, babası ile rekabetin o yıllarda başladığını soylemişti.

Richard 15-16 yaşlarına geldiğinde okul hayatına son vermiştir ve artık kendi insan atası fosili keşfi projelerini tasarlamaya başlar. Daha önce safari organizasyonları ve tur rehberliği yaptığı için arazi çalışması koordinasyonu, kamp organizasyonu ve lojistiği konusunda çok deneyim kazanmıştır. Bu konuda çok iyi olmasına rağmen Richard’ın hayatı boyunca hissettiği eksiklik akademik eğitimdir. Richard babasının yanında alaylı olarak yetişmiş, pratik işlerde çok yetenekli olmasına rağmen akademik altyapısı olmadığı için bilimsel çalışmalarda ve yayınlarda arka planda kalmaktadır. Projelerin bütün angarya işleri ile uğraştıktan sonra bilim insanlarının yayımlarının sadece teşekkür kısmında ona yer ayırıp ‘Richard Leakey’e lojistik kaynakları sağladığı için teşekkürler’leri ile yetinmesi, onu ortak yazar olarak eklememesi zoruna gitmiş ve akademik prestiji kıskanmıştır. İsyan bayrağını çekmiş, gidip bu konuda akademik eğitim almak yerine, bilimsel çalışmalara onu ortak yazar olarak ekleme sözü veren bilim insanları ile çalışmaya başlamıştır. Hatta bu dönemde arkeolog Margaret Cropper ile tanışır. Aşık olur. Onun motivasyonu ile Edinburgh’a lisans eğitimi almaya gider, başvurusu kabul edilir, ancak okula başlamadan Margaret ile Kenya’ya döner ve evlenir. Babası Louis sayesinde 1965 yılında Kenya’da Baringo Gölü kenarındaki lokalitelerde kazı yapmaya başlar. Margaret ile bir kız çocukları olur, Anna. Margaret ile anlaşmazlıklar başlar, bu süreçte Richard’ın Meave Epps ile tanışması Margaret ile ayrılmasını da hızlandırır. 1969’da boşanır ve 1970 yılında hemen Meave ile evlenir. Meave genç bir zoolog olarak Louis tarafından işe alınmıştır, Richard ile henüz tanışmamıştır ve tanışmak da istememiştir, Richard’ın kaba ve çekilmez biri olduğunu duymuş ve uzak durmayı planlamıştır. Ancak tanıştıktan sonra fikri değişir. Meave ile ölene kadar evli kalır. Hatta Meave Leakey, ilerleyen zamanlarda böbrek yetmezliği olan Richard’a bir böbreğini bile bağışlar. Richard, ilk böbrek bağışını ise onunla yıllardır konuşmayan kardeşi Philip’ten almıştır. Philip, Richard’ın yoğun isteklerine kayıtsız kalamayıp böbreğini bağışlamayı kabul etmiştir.

Bu yıllarda paleoanthropoloji dünyasında fosil keşifleri yarışı büyür. Etiyopya Afar bölgesinde güçlü akademisyenler Donald Johanson ve Tim White Lucy kod adı ile bilinen Australopithecus afarensis keşfini 70’li yıllarda duyurur ve paleoantropolojinin yükselen yıldızları olurlar. Richard’ın, hem arazi deneyimi hem de bilimsel altyapısı kuvvetli olan bu akademisyenler ile arkadaşlığı kısa sürede düşmanlığa dönüşür. Richard Leakey Kenya’da Turkana havzasında Koobi Fora lokalitesinde çalışmalarını yoğunlaştırır. Richard, fosil avcısı Kenyalı Kamoya Kimeu’yu işe alır ve Kamoya birçok insan atası fosili keşfeder. Taş aletler gibi birçok arkeolojik buluntunun yanı sıra Komaoya Kimeu’nun yapmış olduğu en ünlü keşiflerden biri 1.6 milyon yıl öncesine tarihlendirilen Turkana Oğlanı adı ile bildiğimiz Homo (ergaster) erectus bireyidir. Bu fosil o döneme kadar bilinen bütüne en yakın erken insan fosilidir. Bunun dışında Richard’ın  ’hominind çetesi’ adını verdiği araştırma takımı, Homo habilis gibi erken insan türleri ve iri yapılı Australopithecuslar olarak bildiğimiz Paranthropus boisei ve Paranthropus aethiopicus türlerinin fosillerini de keşfetmiştir. Bu arada Meave Leakey, Koobi Fora lokalitesinde Bernard Ngeneno tarafından keşfedilen KNM-ER 1470 nolu yaklaşık 2 milyon yıl öncesine tarihlendirilen Homo rudolfensis fosil parçalarını büyük bir titizlik ve yetenek ile birleştirir, ortaya neredeyse bütün bir kafatası çıkar. Richard bu fosili hemen babası Louis’e göstermek için götürür. Louis ve Richard, Ingiltere’de yaptirdiklari jeolojik tairhlendirmede bu fosili 2.6 milyon yil oncesine tarihlendirir ve Homo cinsinin ilk türü oldugunu iddia ederler, çünkü bu fosil öncülleri olan Australopithecuslardan daha büyük beyin hacmine sahiptir, bu da onun bize yani Homo cinsine daha yakın olduğunu, Australopithecus ve Homo arasında bir tür olabileceğini düşündürür. Ancak daha sonra tarafsız yapılan jeolojik tarihlendirme çalışmaları fosili 2 milyon yıla tarihlendirir ve bu tarih Leakey ailesini pek sevindirmese de bilim dünyasında genel kabul görür.

Richard Leakey ve ‘Hominid Çetesi (Hominid Gang)’ ekibinin bulduğu önemli fosiller:

1967, Homo sapiens, Omo I ve Omo II lokaliteleri, Etiyopya, 200 ile 230 bin yılları arasına tarihlendiriliyor

1972, Homo rudolfensis (KNM ER 1470), Koobi Fora, Kenya, 1.9 milyon yıl öncesine tarihlendiriliyor, Bernard Ngeneo tarafından keşfedildi

1984, Homo erectus, Nariokotome West Turkana, Kenya, 1.6 milyon yıl öncesine tarihlendiriliyor, Kamoya Kimeu tarafından keşfedildi

Bu önemli keşif Richard ve babası arasındaki buzları eritir. Richard babasını bir kalp krizi sonucu Londra’da kaybeder . Louis Leakey’nin nerde öldüğü hakkında da çok dedikodu vardır, kimileri onun Jane Goodall’ın annesi Vanne Morris-Goodall (gerçek ismi Margaret Myfanwe Joseph) ile ilişkisi olduğu, onun evinde kalp krizi geçirdiği rivayetinde bulunur. Hatta, Louis’in Jane Goodall’ın Afrika’da primat çalışmalarına olan cömert desteğinin arkasında annesi ile olan ilişkisi olduğu rivayet edilir.  Jane, Dian Fossey ve Birute Galdikas gibi Leakey’nin Melekleri’nden biridir. Jane’in annesi ve babası 12 yaşında iken ayırılırlar. Bir biçimde Jane’i Kenya’da yaşayan bir arkadaşı Nairobi yakınlarındaki çiftliklerine davet eder ve orda Louis Leakey ile iletişim kurar. Louis oracıkta Jane’i kendi sekreteri olarak ise alır. Böylece Jane’in primatlar ile olacak çalışması Louis’in özel desteği ile başlar. Jane’in annesi Vanne bir roman yazarıdır ve insanın evrimi ile çok ilgilidir, hatta Louis ile kitaplar yazar bu konuda[4]. Louis ve Vanne arasında özel bir ilişki olduğu, hatta karısı Mary Leakey’nin alkol bağımlılığının bu nedenle arttığı da söylenir.

Afrika’da fildişi ve gergedan boynuzu kaçakçılığı çok büyük bir problem olduğu için dönemin Kenya başkanı Richard’ı 1989 yılında Kenya Yaban Hayatı Servisi’ne başkan olarak atadı. Richard, yoğun uğraşları sonunda Dünya’nın dikkatini buraya çekmeyi başardı. 12 ton kadar olan kaçak fildişi ve gergedan boynuzunu yakarak bunların fil ve gergedanlar olmadan bir değeri olmadığını bütün Dünya’ya duyurdu. Böylece Afrika’da kaçakçıların hedefi olurken ayrıca bu tür kaçak canlı parçalarının ekonomisinin büyük olduğu Çin’e karşı da savaş açmış oldu. Daha da ileri giderek yaban hayatı servisinde kurduğu koruma ordusuna kaçakçı görürlerse öldürme yetkisi verdi. Richard, Kenya Yaban Hayatı Servisindeki yönetici görevinden hükümetin bu kurumdaki yolsuzluklar ile ilgili soruşturma başlatmasından dolayı 1994 yılında istifa etti. Ayrıca Richard Leakey’nin salt kendi insiyatifinde kararlar alması, bu konuda uluslararası lobi oluşturması, özellikle Kenya halkının sınıf çelişkilerini, sosyo-ekonomik yapısına yeterince hassasiyet göstermeyişi de eleştirildi[5].

Richard henüz genç yaşlarda iken hafif uçak kullanmasını öğrenir, böylece karasal yoldan ulaşamayacağı yerlere uçakla gider. Özellikle Kenya Yaban Hayatı Servisi’ni yönettiği süreçte dört kişi ile yolculuk ettiği Cessna tip uçak yolculuğu sırasında uçak motor arızası verir ve düşer. Yolcular fazla yara almadan kurtulur, ancak bir ağaca takılı kalan uçakta Richard iki dizinden çok ciddi yaralar alır ve iki bacağı dizlerinden aşağı kesilir. Richard kazanın bir sabotaj olduğunu iddia eder, ancak bu kanıtlanamaz. Ardından 2015 yılında tekrar yaban hayatı koruma servisine yönetim kurulu başkanı olarak atanır. Fakat, Richard’ın başkan olduğu bu dönemde Tsavo East Ulusal parkında koruma altındaki 11 gergedanın içtiklileri tuzlu su zehirlenmesinden dolayı ölmeleri onun başını ağrıttı[6]. Gazeteciler Richard döneminde, kaçakçıların öldürdüğünden daha fazla gergedanın koruma amaçlı yer değiştirme sırasında ve koruma altında uygunsuz koşullardan dolayı öldüğünü iddia ettiler.

‘Richard, Helsinki’ye geldiğinde onu araca rahat girip çıkabilmesi için yerden yüksek bir araç ayarlamak zorunda kalmıştık. Ayaklarının diz kısmıdan altı olmadığı için eğilmesi zor oluyordu. Ayrıca Los Angeles’tan Helsinki’ye gelmesi için Finlandiya’da bir doktora öğrencisinin bir yıllık maaşı kadar uçak biletine para ödendi. İki VIP sınıf koltuk dahi alınsa yine bu kadar tutmaması gerekiyordu, nasıl oldu biz de bilmiyoruz.’

Richard, Angelina Jolie ve Brad Pitt’in, kendisinin hayatını konu alan bir film çekeceği haberini duyurmuştu[7]. Bu proje halen gerçekleşmedi. Neden gerçekleşmediği hakkında direk bir açıklama yapılmadı ancak Richard Leakey hakkında özellikle bilim insanlarının ileri sürdüğü olumsuz iddialar etki etmiş olabilir. Hatta 1995 yılında paleontolog Martin Pickford ve Eustace Gitonga’nın yazdığı Richard Leakey: Master of Deceit[8] adlı kitap Richard’nın medya arkasında bilinmeyen bazı özelliklerini gözler önüne serdi. Kitap güncelliğini hâlâ korumakta. Pickford ve Gitonga bu kitapta Richard’ı ‘babasının Doğu Afrika prehistorya mirası üzerine konmuş, doktorası olmayan bir otokrat’ olarak tanımlar. Richard, Leakey aile geleneğinin devamı olarak, Nairobi Ulusal Muzesi’ni yönettiği sıralarda (1968-1989) hangi bilim insanlarının müzede ya da Kenya’da paleoantropoloji ve paleontoloji arazi çalışmaları yapacağına tarafsızlıktan uzak, kendi insiyatifine göre izin verdiği ileri sürüldü[9],[10]. Richard’ın bu tavrı birçok düşman edinmesine de neden oldu. Pickford bu akademisyenlerden biri ve bu duruma sessiz kalmadı. Ayrıca Pickford, Leakey gibi Kenya’da büyümüş bir İngiliz. Richard ile liseyi birikte okumuş, çok yakın arkadaşlar, birlikte büyümüşler. Bu yakınlıkları daha sonradan çatışma yaşamalarına engel olamamış.

Nairobi Ulusal Müzesinde Leakey ailesi egemenliğine karşı Eustace Gitonga gibi bazı Kenyalı araştırmacılar, müzeciler ve bürokratlar alternatif olarak Kenya Halk Müzesini kurarlar ve böylece Leakey ailesinin kişisel kararlarından mağdur olan araştırmacılara alan açarlar. Buna karşın Leakey ailesi Kenya’da sadece ulusal müzenin paleontolojik ve paleoantropolojik araştırmalara izin verme hakkının olduğunu ileri sürerek halk müzesini tanımaz ve çatışmayı derinleştirir. Birçok Kenyalı araştırmacı ve müzeciler ulusal müze üzerinde Leakey ailesi tekelinin sona ermesi gerektiği, halk müzesinin tüzel kişiliğinin tanınması gerektiği görüşünü destekler. Ulusal müze kurulduğu günden beridir, müzenin paleontoloji bölümü yöneticiliği bir Leakey’den diğer Leakey’e el değiştirmiştir. Şu sıralar Richard Leakey’nin eşi Meave Leakey ulusal müzenin paleontoloji bölüm yöneticisidir.

Richard’ın akademik eksikliği 2002 yılında Stony Brook Universitesi’nin (New York, USA)  sembolik olarak verdiği doktora ve profesörlük ünvanı ile giderilmiş oldu. Richard, ‘ihtiyacım olduğunda, diğer birçok üniversiteden farklı olarak  sadece Stony Brook bana yer verdi, ve planlarımı destekleyerek Afrika’da yeni birşeyler yapmayı kabul etti’ diyerek Stony Brook Universitesi ile olan ilişkisini belirtir. 2005 yılından bu yana Leakey ailesinin diğer üyeleri ve Stony Brook Universitesi ortaklığı ile kurduğu, insan evrimi arşatırmaları ile ünlü Turkana Havzası Enstitüsü’nün başkanlığını sürdürüyordu. Aynı zamanda Richard’ın eşi Meave Leakey de Stony Brook üiversitesinde profesör ve Turkana Havzası Enstitüsü’nün de eş başkanıdır. Kızları Louise Leakey de hem Stony Boork üniversitesinde profesör hem de Turkana Havzası Ensitüsünde çalışmaktadır.

Richard’ın en büyük hayali Kenya’nın başkanı olmaktı. Richard, bedeninin insan atalarının evrimleştiği ve manzarasına aşık olduğu Büyük Rift Vadisi’ni yüksekten gören bir yere gömülmeyi vasiyet etmiş. Ailesi, Richard için vasiyetine uygun bir yer buldu.

Kaynaklar: 

[1] https://leakeyfoundation.org/about/the-leakey-family/

[2] https://www.turkanabasin.org/

[3] http://insanevrimi.blogspot.com/2015/05/richard-leakey-konusmasnn-ozeti.html

[4] https://www.amazon.com/Books-Vanne-Morris-Goodall/s?rh=n%3A283155%2Cp_27%3AVanne+Morris+Goodall

[5] https://www.science.org/doi/full/10.1126/science.280.5369.1507c?casa_token=-KtgJZ0WJaoAAAAA:jwUrjXkw1OthHJvYLk2E5nP7kh_AeUs-QGxYEisaiV_JOFus1itSI9oxaWimpXdLC1WKcgM9gJL3dQ

[6] https://www.savetherhino.org/africa/kenya/all-rhinos-translocated-to-tsavo-east-national-park-have-died/#:~:text=On%2026%20July%202018%2C%20the,in%20Tsavo%20East%20National%20Park.

[7] https://www.standardmedia.co.ke/entertainment/index.php/local-news/2000182804/kenyan-conservationist-richard-leakey-says-his-angelina-jolie-directed-movie-to-be-shot-in-the-country

[8] https://www.amazon.com/Richard-Leakey-Master-deceit/dp/9991630473

[9] https://www.nature.com/articles/35069232

[10] https://www.science.org/doi/full/10.1126/science.292.5515.198

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

INSANIN EVRIMI-YORUM